Marbaş Menkul Değerler tarafından yayımlanan Günlük Bülten'de, fon değişikliklerinin yarattığı baskıya ek olarak artan jeopolitik tansiyon ve Brent petrolün yeniden 94-95 dolar seviyelerine yükselmesinin küresel risk iştahını zayıflattığı belirtildi. Makroekonomik tarafta, İTO verilerine göre İstanbul’da ağustos ayında aylık enflasyonun yüzde 1,66 ile önceki ayın altında gerçekleşmesinin, yarın açıklanacak TÜFE verisi öncesinde sınırlı olumlu bir sinyal olarak izlendiği açıklandı.
Teknik tarafta 14.200 ve 14.000 seviyelerinin destek, yukarı yönlü tepki alımlarında ise 14.300 seviyesinin ilk direnç olarak takip edildiği kaydedildi. ABD piyasalarında ise yükselen tahvil faizleri ve petrol fiyatlarının baskısıyla endekslerin üst üste üçüncü gününde de ekside kapandığı belirtildi. ABD'nin İran'a yönelik yeni askeri hamlelerinin ardından çatışmanın tırmanma endişesiyle Brent petrolün yükselişini sürdürdüğü ifade edildi.
10 yıllık ABD tahvil faizinin 2025 başından bu yana en yüksek seviyeye ulaşmasının piyasalar üzerindeki ana baskı unsuru olarak değerlendirildiği, tahvil tarafındaki satış dalgasının küresel çapta yaygınlaştığı aktarıldı. Yükselen faizlerin değerleme çarpanları üzerinde aşağı yönlü baskı oluşturmasının hisse senedi piyasalarını zorladığı kaydedildi.
Bugün ADP özel sektör istihdam verisinin takip edileceği belirtilirken, tahvil faizleri ve enerji fiyatlarındaki yükselişin risk iştahını sınırlamayı sürdürdüğü ve cuma günü açıklanacak istihdam verisinin haftanın belirleyicisi olacağı ifade edildi. Asya-Pasifik piyasalarında ABD-İran çatışmasının yeniden şiddetlenmesi, petrol fiyatlarındaki yükseliş ve küresel tahvil faizlerindeki artışla birlikte risk iştahının zayıfladığı belirtildi. MSCI Asya-Pasifik endeksinin yaklaşık yüzde 1,5 gerilediği, KOSPI'de kayıpların yüzde 3'ü, Nikkei'de ise yüzde 2,5'i aştığı aktarıldı.
Hürmüz Boğazı üzerinden enerji arzında kesinti yaşanabileceği endişeleriyle Brent petrolün 96 dolar/varil seviyesine yaklaşmasının ve ABD 10 yıllık tahvil faizinin yüzde 4,81'e yükselmesinin özellikle teknoloji hisseleri üzerindeki baskıyı artırdığı ifade edildi.
Japonya'da 10 yıllık tahvil faizinin yüzde 3'e ulaşarak 1996'dan bu yana ilk kez bu seviyeyi görmesinin ve BOJ'un eylül ayında faiz artırabileceğine yönelik beklentilerin güçlenmesinin öne çıktığı belirtildi.
Güney Kore'de teknoloji ve yarı iletken hisselerindeki satışlarla negatif ayrışmanın sürdüğü, Yeni Zelanda Merkez Bankası'nın 25 baz puanlık faiz artırımına rağmen güvercin mesajların ardından Yeni Zelanda dolarının değer kaybettiği kaydedildi.
Hibya Haber Ajansı
© Copyright 2026 cizrehaberler Tüm Hakları Saklıdır.
Web sitemiz Hibya Haber Ajansı Abonesidir.