DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı Zeynep Sudan, Azerbaycan’da okullarda başörtüsü kullanımına yönelik kısıtlamalara ve bazı öğrencilerin derslere alınmadığına ilişkin haberlere tepki göstererek Azerbaycanlı yetkililere çağrıda bulundu. Sudan, Türkiye’nin 28 Şubat sürecinde yaşadığı tecrübelerin temel hak ve özgürlükler açısından önemli dersler içerdiğini belirtti.
Kardeşlik ilişkilerinin yalnızca ortak tarih ve siyasi dayanışmayla sınırlı kalmaması gerektiğini vurgulayan Sudan, “Kardeşlik, yalnızca ortak geçmişi ve ortak sevinçleri paylaşmak değil, temel hak ve özgürlükler söz konusu olduğunda da birbirine karşı sorumluluk hissetmektir” ifadelerini kullandı.
Türkiye’de 28 Şubat sürecinde başörtüsü nedeniyle eğitim ve çalışma hayatında mağduriyet yaşayan kadınları hatırlatan Sudan, bu dönemin insanların kıyafetleri üzerinden ayrımcılığa uğrayabileceğini gösteren acı bir tarihî tecrübe olduğunu söyledi.
Azerbaycan ile Türkiye arasındaki tarihî, kültürel ve stratejik bağlara dikkat çeken Sudan, “Kardeşlik, yalnızca siyasi ve diplomatik dayanışma söylemiyle sınırlı kalmamalıdır. Kardeşlik, gerektiğinde birbirimizin temel hak ve özgürlükler konusunda daha kapsayıcı adımlar atmasına katkı sunabilmeyi de gerektirir” dedi.
Azerbaycan’ın laik bir devlet olmasının din ve vicdan özgürlüğünün kısıtlanmasını haklı çıkarmayacağını savunan Sudan, Azerbaycan Anayasası’nın 25’inci maddesinin din temelinde ayrımcılığı yasakladığını, 42’nci maddesinin eğitim hakkını, 48’inci maddesinin ise vicdan özgürlüğünü güvence altına aldığını belirtti.
Sudan, “Laiklik, insanların inançlarını devlet baskısı altında yaşamaları değil; devletin farklı inançlara ve inançsızlığa eşit mesafede durabilmesi, herkesin temel haklarını güvence altına alabilmesidir. Bu güvencelerin, eğitim kurumlarındaki uygulamalarda da eksiksiz biçimde karşılık bulması gerekir” ifadelerini kullandı.
Okullarda ortak kıyafet kurallarının belirlenebileceğini ancak bu kuralların öğrencilerin eğitim hakkını engellememesi gerektiğini dile getiren Sudan, “Bir kadının veya kız çocuğunun başörtüsü, eğitim hakkının önüne konulacak bir engel değildir. Devletin görevi, kadınlara ne giyeceklerini dayatmak değil; onların özgür, eşit ve güvenli biçimde eğitim alabilecekleri bir ortam sağlamaktır” dedi.
Türkiye’nin Azerbaycan ile ilişkilerini kullanarak konuyu yapıcı bir diyalogla gündeme taşıması gerektiğini belirten Sudan, iki ülkenin egemenlik ve hukuk düzenlerine saygı çerçevesinde eğitim hakkı ile din ve vicdan özgürlüğünü birlikte güvence altına alacak çözümler geliştirebileceğini ifade etti.
Sudan, “Amacımız iki ülke arasındaki ilişkileri tartışmaya açmak değil; bu ilişkilerin insan hakları, karşılıklı anlayış ve ortak insani değerlerle daha da güçlenmesine katkıda bulunmaktır” diye konuştu.
Azerbaycanlı yetkililere okullarda başörtüsü nedeniyle yaşandığı belirtilen mağduriyetlerin giderilmesi ve öğrencilerin eğitim hakkını engelleyen uygulamaların sonlandırılması çağrısında bulunan Sudan, Türkiye’nin de 28 Şubat tecrübesini benzer mağduriyetlerin önlenmesine yönelik diplomatik sorumluluğa dönüştürmesi gerektiğini söyledi.
Sudan, “İnanç özgürlüğü ile eğitim hakkı birbirinin karşıtı değildir. Hiçbir kız çocuğu, başörtüsü nedeniyle eğitiminden mahrum bırakılmamalıdır. Kardeşliğimizin, temel hak ve özgürlüklerin korunmasıyla daha da güçlenmesini diliyoruz” ifadeleriyle açıklamasını tamamladı.
Hibya Haber Ajansı
© Copyright 2026 cizrehaberler Tüm Hakları Saklıdır.
Web sitemiz Hibya Haber Ajansı Abonesidir.